Wednesday, September 11, 2019


-->

11 Eylül

"I don't see why we need to stand by
and watch a country go communist
 due to the irresponsibility of its own people."
Henry Kissinger

La Moneda:[[1]]
Toz, moloz,
Yarılmış duvar,
Yıkılmış duvar,
Çerçevesinden fırlamış
Tepetaklar resimler,
Kırık cam ve kan…
Ve barut dumanları arasından
Yolunu bulmaya çalıştı pulları dökülmüş bir öğle güneşi
Çatallı diliyle yoklayarak çatlaklarını mermer döşemelerin.
Kafası kopmuş bir kuş gibi çarptı kanatlarını kapılar
Pencereler şangır şungur. Perdeler… Ah! perdeler…
Etekleri, umutsuzluktan aklını kaçırmış gelinlerin.
Ve çocuklarına döndü bakışları balık gözlü Satürn’ün,
Ağulu salyalar köpürdü ağzında.

“La historia los juzgará!”[[2]]
Dedi adam
Ufak tefekti ve artık yalnız
Bağımsızlık Salonu’nda.
Yavaşça oturdu. Yastıkları kadife kaplıydı divanın
Sonra, tüfeğini çenesine dayayıp beynini patlattı.
Siyah çerçeveli gözlüğü, iki parça
- ama camlarından biri hala sağlamdı-
Yerdeki boş kovanlara, saçılmış dosyalara doğru fırlayıp gitti.
Ellerini uzattı hemen 
Balkona bakan pencerenin yarısı yanmış tül perdesi
Ancak iki damlasını tutabildi
Bir kısmı, arkasındaki duvara bulaştılar pembe yumuşak bir şeylerle birlikte
Kırmızı bir “yılanın sessiz şarkısı”[[3]] başladı yerde, beyaz kağıtların üzerinde…

General, Genel Kurmaya haber gönderdi.
Genel Kurmay da bir konsolosluğa.
Öbürleri, resim çektirmek için dizildiler.
Sonra, siyah kaftanlı kadınlar geldiler
Koridorlardan geçtiler hiç konuşmadan, çift sıra.
Kimse onları görmedi. Ayak sesleri yoktu, ayakları da.
Yakılmış, yıkılmış yada sağlam, açık, kapalı, yada aydınlık
Bütün odaları dolaştılar tek tek.
Tüm aynaları, siyah kumaşlarla örttüler.
Son odanın önündeki yarı çıplak meczup adama
Sevgiyle baktılar önünden geçerken. Geldikleri gibi gittiler.
Uzaklarda bir yerlerde
Bir bileği taşı hızla dönmeye başladı. Ama ağlıyordu.
Dışarıda gri bulutlar güneşin gözlerini bağlıyordu…

(Geceyle "Gece" arasında, 2013 Alkım Yayınevi)



[1] Başkanlık sarayı
[2] Onları, tarih yargılayacaktır
[3] Tırnak içindeki metafor Lorca’dan: “Sangre respalada gime / muda canción de serpiente”, “De Primer  Romancero Gitana –1924-1927” içinde.




Monday, August 26, 2019

Insomnia



Gecenin üç buçuğu- yatak uyku
Sessizlik sıcak yapışkan - sönmüş yıldızlar kadar uzak-
Birden yırtıldı- bir kedinin canhıraş çığlığı
Bostanda bir karşılaşma -tilki diş et ve kan

Uzakta bir yerlerde - Akdeniz, Pasifik hatta Marmara
Yunus ile martı boğuluyor- petrol poşet misina
Hazlar sabırsız bedenler-“Makine” “organ” “tüketim” israf
Bebek yatağında diskindi – antropojen “I am mother”[[1]]

Ulusal egemenlik insanlığa karşı – “Biz sömürge miyiz?” filan
Dünyanın ciğerlerinde kanser – Trump, Bolsonaro
Uzaydaki mavi nokta rengini kaybediyor – yalnız mı gerçekten
 “Ultra derin alan deneyi”[[2]] – S.E.T.I. Oumuamua Cortez

Adam bitmemiş bir mektuba bakıyor- yelkovanın ikinci turu
Bahçede ağaçlar rüzgarla oynaşıyor- kösnül mırıldanmalar
Yitik aşkların puslu buğulu gözleri – anlığın anahtar delikleri
Bitince bir şey başlar mı – bir yerde her şey yanarken

Uzadıkça uzuyor o çığlık- hüzün ve mide bulantısı
Kalem sayfada ayaklarını sürüyor – ‘Korku ve titreme’
Mektup da bitmiyor kedinin ölmesi de.

28 Temmuz- 26 Ağustos 2019